HUNLARDAN GÜNÜMÜZE YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ

2013-01-24 16:44:00

HUNLARDAN GÜNÜMÜZE YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ Bu araştırmada yabancılara Türkçe öğretiminin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ele alınmıştır. Konu alanıyla ilgili literatür taraması yapılarak yabancılara Türkçe öğretimi tarihi belirli dönemlere göre incelenmiştir. Hunlar döneminden itibaren Türkçenin öğretiminin yapıldığını gösteren unsurlar, yazılan eserler ve yapılan çalışmalar günümüze kadar irdelenmiştir. Türk dilinin belgelerle takip edilebilen dönemlerinden itibaren yabancılara Türkçenin öğretildiği görülmektedir. Yapılan çalışmaların kendi dönemi içerisinde kendilerinden beklenen işlevi yerine getirdiği, Türkçenin öğretilmesine katkı sağladığı görülmektedir. http://www.tekedergisi.com/Makaleler/478398369_8biçer.pdf Devamı

Yabancılara Türkçe Öğretimiyle İlgili Bir Kaynakça Denemesi

2012-12-17 17:19:00

  Yabancılara Türkçe Öğretimiyle İlgili Bir Kaynakça Denemesi Özet Türkçe, yaklaşık 250 milyon insanın kullandığı yaygın bir dildir. Bu derece yaygın bir şekilde kullanılan bir dilin yabancılar tarafından öğrenilmek istenmesi doğaldır. Türkçeyi öğrenmek isteyen yabancıların bunu öğrenmekteki amaçları çeşitlilik gösterir. Akademik çalışmalar, ticari faaliyetler, diplomatik temaslar, Türklere olan sevgi, Avrupa Birliği’ne üyelik aşamasındaki bir Türkiye’yi tanıma vb. amaçlarla Türkçe öğrenilmek istenmektedir. Ankara Üniversitesi bünyesinde TÖMER’in kurulması yabancılara Türkçeyi öğretmede kurumsallaşmanın ilk adımıdır. Günümüzde de TÖMER görevini layıkıyla yerine getirmektedir. Yabancılara Türkçeyi öğretmek öncelikle kaynaklarla olmaktadır. Ayrıca akademik anlamda Türkçenin daha iyi nasıl öğretileceği ile ilgili çalışmalar da önemlidir. Türkçenin ne kadar köklü bir dil olduğunu da ispatlayan tarihsel kaynaklardan günümüze Türkçenin öğretilmesinde pek çok kaynak bulunmaktadır. Bu araştırmada kaynak ve araştırmalarla ilgili bir kaynakça denemesi yapılmıştır. http://www.turkishstudies.net/Makaleler/744931408_erdemilhan1272.pdf   Devamı

Dil Kasabası

2012-12-09 18:55:00
Dil Kasabası |  görsel 1

Yazan: Erdal Aralan Yaşadığımız yüzyıl içerisinde 1930'lardan başlayarak dil öğretiminde en çok tartışılan konulardan birisi "Yabancı bir dili sınıfta nasıl öğretiriz?" idi. Birçok teori ve uygulama dil öğrenimi tarihinde sırası ile tatbik edildi. İletişime dayalı öğretim (Communicative approach) en çok tutulan ve verimli olan metotlardan birisi oldu. Bu metoda göre; yabancı dil öğretmeni derste ana dilini hiç kullanmayacak, bütün sınıf içi ve sınıf dışı faaliyetleri öğreteceği yabancı dilde açıklayacaktır. Öğretmen, çok zor durumda kalırsa öğrencinin ana diline başvuracaktır. Yine bu metoda göre öğretilecek olan yabancı dil; yaşayan, gerçek ve fonksiyonel dil olacaktır. Yani hangi durumlarda hangi dil yapıları kullanılıyorsa, şu anda geçerli olan hangi yapılarsa, bunlar öğretilecektir. Böyle bir programı gerçekleştirmek için okul içinde ve okul dışında öğretilecek yabancı dilin konuşulduğu bir ortam hazırlamak en ideal durum olacaktır. O hâlde dil öğrenmenin gayesi, okulda veya herhangi bir dil kursunda sınıf geçmek değil de, yabancı dili gerçekten anlayabilme, konuşabilme ve yazabilme olacak ise (gerçek dil öğrenimi budur), bunun en kolay yolu dilin konuşulduğu ülkeye gidip hem ESL dersleri alma, hem de kendini o yabancı dilin kullanıldığı ortama bırakma ve dili orada yaşadığı şekli ile öğrenme olacaktır. Ünlü dil bilimci Stephen Krashen, okulda öğretilen kurallara uygun dil öğretimini "dil öğrenme" (learning) ikincisini ise "dili özümseme, alma" (language acquisition) olarak tanımlar ve ekler: "Dil öğrenme şuurludur; fakat dili alma, özümseme şuur altıdır." Amerika'da Los Angeles'taki üniversitelerden birisinde yapılan bi... Devamı

Kelime Hazinesinin Geliştirilmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hus

2012-12-09 18:35:00
Kelime Hazinesinin Geliştirilmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hus |  görsel 1

Yazan: Mehmet Akif Çeçen Özet Bu çalışmanın amacı, dil öğretiminde büyük bir yeri olan kelime hazinesinin önemini vurgulamak; kelime hazinesini geliştirme çalışmalarında dikkat edilmesi gereken hususlara dikkati çekmektir. Bu amaçla kelime hazinesi konusundaki araştırmalar incelenmiş, araştırmacıların üzerinde durdukları konular sınıflandırılmıştır. Kelime hazinesinin neden önemli olduğu ve dil becerilerinde nasıl bir işleve sahip olduğuna değinilmiş; kelime hazinesini geliştirme çalışmalarında karşılaşılan sorunlar irdelenmiş, çeşitli açılardan dikkat edilmesi gereken hususlar belirlenmeye çalışılmıştır. Bu konularla ilgili veriler ortaya konurken yer yer önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dil eğitimi, Türkçe eğitimi, kelime hazinesi, söz varlığı, sözcük dağarcığı, kelime öğretimi Abstract The aim of this article is to emphasize importance of vocabulary in teaching language and to insist what must be done in teaching and learning vocabulary. Therefore, first, researchs about vocabulary -has defined and subjects were classified. Then, it has studied that why is vocabulary important, what is vocabulary’s function in language skills, what are the problems and what we must to do about teaching vocabulary. Key words: Language education, Turkish education, vocabulary, teaching vocabulary Giriş Anlamı taşıyan temel birimler oldukları için kelimeler, dilin yapı taşları sayılabilir. Her bir kelime bir ya da birçok anlam demek olduğundan kelime hazinesinin zenginliği aynı zamanda duygu ve düşüncenin zenginliği demektir. Zengin duygu ve düşünceyi ifade etmek ya da anlamak için de zengin bir kelime hazinesine ihtiyaç vardır. Dilin temel becerilerinin anlama ve anlatma olduğu düşünülürse kelime hazinesinin ne kadar &ou... Devamı

Türkiye Türkçesinde Saat Anlatımlarının Sözdizimsel Yapısı

2012-12-09 18:28:00
Türkiye Türkçesinde Saat Anlatımlarının Sözdizimsel Yapısı |  görsel 1

Yazan: Öğr. Gör. Muna Yüceol Özezen 1. Saptayabildiğimiz kadarıyla, kaynaklarda Türkçede saat anlatımlarının sözdizimi özellikleri üzerinde henüz durulmamıştır. Oysa günlük yaşamımızda büyük bir sıklıkla kullandığımız bu anlatım biçimlerinin üzerinde durulmaya değer birtakım özellikleri vardır. Bizim özellikle üzerinde durmak istediğimiz anlatım biçimi, zamanın, başına "saat" sözcüğü getirilerek anlatıldığı sözdizimsel birlikteliklerdir: Saat kaç? / Saat bir. / Saat yedi. / Saat 14.30. / Saat on bire yirmi var. / Saat sekizi çeyrek geçiyor. / Saat beşe beş kala / Saat on ikiyi on geçe / Saat on civarında.. gibi. Türkiye Türkçesinde zaman anlatımlarının, yalnızca bu biçimlerde sağlandığı da söylenebilir. Çünkü bunların dışındaki anlatım biçimleri, yukarıda verilen örneklerdeki "saat" sözcüğünün eksiltilmesinden başka bir şey değildir. [Saat] 13.15'te buluşalım. / [Saat] dokuza on var... gibi. Bu anlatım biçimlerinin Türkçede, ne zamandan beri kullanılmaya başladığı ve ne zaman yaygınlaştığı konusunda kesin bir yargıda bulunmak, Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlıca metinlerinin taranması ile elde edilecek sonuçların değerlendirilmesine bağlıdır. Eski Anadolu Türkçesi ile ilgili olarak taradığımız eserlerde bu tip anlatım biçimlerine rastlamadık. Bu dönemde metinlerde saat sözcüğü "zaman, vakit, an" anlamlarıyla ve sıfat tamlaması birlikteliği içinde isim olarak kullanılmıştır: Ol saat, heman saat, bir saat gibi. Ancak bu metinlerden birinde dikkati çeken "buçuk sâ'at" tamlaması (Özmen: 1984, s. 167), saat sözcüğünün, daha o zamanlardan başlayara... Devamı