26 02 2013

TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE KELİME ÖĞRETİMİ

TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE KELİME ÖĞRETİMİ |  görsel 1

  TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE KELİME ÖĞRETİMİ.           Kelime öğretiminde metod ve teknıkler bu gunku asıl konumuz .Fakat önce kelime öğretimi konusuna genel bir bakış olması açısından  genel anlamda kelime öğretiminden bahsetmek istiyorum.Daha sonrada hangi kelimelerin niçin öğretilmesi gerektiğinden bahsederek bizim için önemli olan metot ve teknikleri anlatmaya geçeceğim.           Klasik bir başlangıç olacak ama kelime öğretimi konusuna önce kelimenin tanımı yapılarak başlanması herhalde uygun olur. Kelime bir dilin anlamlı en küçük parçalarıdır.Diyebilirmiyiz ki bir dilin temeli kelimelerdir.Diyebiliriz. Öyleyse bir dil öğretiminede kelime öğretimiyle başlamak ve ileri aşamalarda da bunu hiç ihmal etmeden devam ettirmek gerekir.Çünkü araştırmalar göstermiştir ki : (Bu ingilizce için ama Türkçe içinde bir fikir veriyordur zannediyorum.) 2500-3000 kelime öğrenemeyen biri ingilizceyi gerektiği gibi konuşamıyor. Bu hedef Türkçe için hadi 2000 kelime olsun. Elimize aldığımız bir öğrenciye derdini anlatabilmesi ve okudugunu anlayabilmesi için bu kadar kelime öğretmek zorundayız. Bunu sistemli bir şekilde yapamadığımız  zaman hem öğrenci hem de öğretmen zorlanmaktadır.           Üzücudür ki kelime öğretimi coğu zaman öğretmenler tarafından basıte alınıp geçiştirilmiş sistemsiz ve prensipsiz bir şekilde yapılarak öğrencinin gelişimi ders kitaplarına bırakılmıştır.Oysa kelime öğrenimini öğrenci sadece ders kitabıyla yalnız başına yapamaz. Büyük ölçüde öğretmeninin yönlendirmesine ve desteğin... Devamı

26 02 2013

Kelime Servetinin Eğitim Öğretimdeki Yeri ve Önemi

Kelime Servetinin Eğitim Öğretimdeki Yeri ve Önemi |  görsel 1

  Kelime Servetinin Eğitim Öğretimdeki Yeri ve Önemi   Dr. Mesiha TOSUNOĞLU (*)     A. GİRİŞ Ülkemizde özellikle gençlerin ve çocukların kendilerini ve düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları, gazete ve kitap okumadıkları, derslerinde başarısız oldukları, iletişim eksiklikleri yaşadıkları konusunda şikâyetler yaygınlaşmıştır. “Ayni dili konuşmuyoruz.” şeklindeki bu şikâyetlerde “dil” kelimesi ile ifade edilmeye çalışılan husus; ortaklaşa kullanılmayan kelimeler, kavramlar ve kelime gruplarıdır. Ayni dili kullanan insanların birbirini anlaması için ortak bir kelime servetine ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç, temel kelime servetinin belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. O halde temel kelime serveti ile kastedilen kavrama dikkat çekmek, eğitim - öğretimdeki yeri ve önemini dile getirmek gerekmektedir. İnsanin doğduğu andan itibaren karşılaştığı ve çevresinde hazır bulduğu kelimeler, bu kelimelerin çağrıştırdığı kavramlar, kelimelerin oluşturduğu kalıplaşmış ifadeler kelime servetini meydana getirir. Birey ve toplum için hayatî önem arz eden dilin farklı seviyelerdeki kelime servetini oluşturma çalışmaları, hem bireyin eğitim ve öğretimine yön verme hem de sosyolojik gelişim için toplumun şekillenmesine katkıda bulunma bakımlarından çok önemlidir. Kelime serveti konusundaki ilk kaynaklar “sözlük”lerdir. Ülkemizde konuşurken ve yazarken kullandığımız, his ve hayallerimizi ifade ederken başvurduğumuz, düşüncelerimizi şekillendirdiğimiz kelimeleri toparlayan, bu kelimelerin anlamlarını veren ve doğru kullanımlarını örnekleyen çok sayıda “Türkçe Sözlük” bulunmaktadır. Bunların yani sıra ana dilimizdeki söz kalıplarıyla alâkalı «At... Devamı

26 02 2013

TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE OYUN

TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE  OYUN |  görsel 1

   TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE  OYUN         Oyun ­, Eğlenmek hoşca vakit geçirmek için yapılan yarış veya hünere denir.Oyunu genellikle çocuklar kendilerini eğlendirmek ,akıl ve fiziki  gelişmelerini hızlandırmak için oynarlar.      Eğitim ise bireylerin belli bir zaman içinde davranış geliştirme sürecine denir.Eğitimsiz oyun düşünülmediği gibi oyunsuzda eğitim düşünülmemeli.Her zaman çocuklarınıza eğitici oyunlar öğretelim derler. Demek ki oyun eğitim ile alakası o kadar çok ki bu çocukluktan başlıyor.      Eğitimde oyunun önemi çok büyüktür.Özellikle okul öncesi ve okullarda başvurulan ve uygulanan yöntemdir.Bunun yanında Türkçe dil öğretiminde de oyundan faydalanılır.      Türkçe öğretim dersinde öğretmen oyunu seçerken dersin konusuna , öğrencilerin ilgi ve seviyelerine  dikkat etmelidir.Konuyla ilgisi olmayan öğrencilerin ilgisini çekmeyen bir oyundan öğrenciler sıkılır.Sonuçta eğitim adına birşey yapılmaz.       Eğitimde oyunları ikiye ayırabiliriz.Bunlar :                --- Sınıf içi oyunlar                --- Sınıf dışı oyunlar      Türkçe dil öğretimi derslerinde genellikle sınıf içi oyunlara yer verilir.Dil öğretiminde öğrencilerin yetenekleri öne çiktiği gibi kendilerine güvenleride artar. Yabancı dil öğretiminde öğrencinin derse olan adaptesi normalde 20-25 dakika olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek .Geri... Devamı

26 02 2013

BİR ÇAY DAHA LÜTFEN

BİR ÇAY DAHA LÜTFEN |  görsel 1

Dünya kültürlerinin paylaşacakları ve birbirinden alacakları çok şey bulunmaktadır. Belki sonunda insanlığın bu dizginsiz hareketinde bir anlayış, saygı ve barış toplumuna doğru nasıl daha iyi katkıda bulunabileceğimizi öğrenebiliriz. Hepsi bir mektup yazarak başlayabilir öyle değil mi? 18.yüzyılda ülkemizde yaşamış olan İngiliz sefirinin eşi Lady Montagu’nün Türkiye’de kaldığı 13 ay boyunca dostlarına ve ailesine yazdığı mektuplar, vefatından sonra “Sefaret Mektupları” başlığı ile yayınlanmıştır. Sanatta zerafet ve inceliğin en güzel misalini teşkil eden Osmanlı Türkleri Dönemini, batılı bir kadın perspektifinden günümüze ulaştıran bu mektupları ayrıcalıklı kılan en mühim husus; o devrin günlük hayatına ve tarihe dair yaptığı derinlemesine bir tahlil değil, Montagu’nün bulunduğu konumdaki duruşunu muhafaza ederek peşin hükümlü bir yargılamada bulunmadan olayları ve gerçekleri olduğu gibi aktarmasıdır. Modern zaman seyyahı Amerikalı Katharıne Brannıng’in 30 yıllık Türkiye serüveni ise Fransa’da derste gördüğü bir Gök Medrese slaytıyla başlar ve günümüz Türkiye’sini resmeden mektuplarla devam eder. Sanat tarihçisi ve kütüphaneci olan Katharıne Brannıng, “Bir Çay Daha Lütfen” kitabında; Türk insanı ile ilgili orijinal tespitlerde bulunuyor. Başka halkların, ülkelerin, toplulukların değerlerinin farkına varılmasının paha biçilemeyen bir kıymet olduğunu ifade eden Brannıng kaleme aldığı kitabında bunu dünyada Türkiye kadar hiçbir ülkenin incelikli ve renkli yapamadığının da altını çiziyor. Yazar, hayali bir iletişim kurduğu Lady Montagu’ye hitaben yazdığı mektuplarla aslında Türk halkına sesleniyor ve bir dostun aynasında kendimizi g... Devamı

17 02 2013

Sınıfta Beş Zorlu Kişilik ve Onlarla Başetme Yolları

Sınıfta Beş Zorlu Kişilik ve Onlarla Başetme Yolları Bekir Özer > ozerbekir@gmail.com Avustralyalı bir eğitimci olup dünya genelinde; davranış yönetimi, stres ve eğitim dersleriyle öğretmenler için benzer yardımcı programlar yapıp dersler veren tanınmış bir yazar olan Bill Rogers, ‘Behavior Management: A Whole-School Approach’ adlı kitabında sınıfta yönetilmesi zor öğrencilerle nasıl baş edilebileceğini anlatmaktadır. Her öğretmen, etkili sınıf yönetiminin ne kadar önemli bir konu olduğunu bilir. Özellikle 25 ve daha fazla öğrenciden oluşan sınıflarda bu durum daha da önemlidir. Çünkü farklı çevre, yetenek, birikim ve mizaçlardaki öğrencilerden oluşan bir sınıfta öğretmenlik yapabilmek gerçekten cesaret ve başarı ister. Öğretmeni çıldırtabilecek bazı öğrenci davranışları, bu görevi daha da zorlu hâle getirebilmektedir. Bu yazıda zorlu öğrenci kişiliklerinden geveze, yapışkan, protestocu, tartışmacı ve somurtkan tipler için geliştirilmiş stratejilere yer verilmektedir. 1.Geveze Sınıfta, grup aktivitelerinden önce öğretmen tahtada bir hususu açıklarken iki öğrenci aralarında fısıldaşmaya başlar… Öğretmen: Lisa ve Emma, size bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Lisa: Ben konuşmadım. Öğretmen: Ben gördüm Lisa, ben anlatırken dikkatli ol, Emma ile konuşma. Lisa: Ama öğretmenim! Emma sadece bana ödev konusunda bir soru sordu. (Öğretmen Lisa’nın ses tonundan ve el-kol hareketlerinden rahatsız olur.) Öğretmen: Bak, kimin ne dediği beni ilgilendirmiyor! Lütfen dersi dinleyin! Lisa: Ama, öğretmenim! Konuşmaya devam eden Lisa için öğretmen, yüksek sesle “Lisa!” diyerek devamla “bir kelime daha konuşursan…” ya da “uff, çocuklar, hastay... Devamı