23 12 2011

Yeterlilik Fiili

Yeterlilik Fiili |  görsel 1

Yeterlilik Fiili Devamı

23 12 2011

Vücudumuz

Vücudumuz |  görsel 1

Vücudumuz Devamı

21 12 2011

Türk Dili: Dünya Dili

Türk Dili: Dünya Dili |  görsel 1

  Türk Dili: Dünya Dili Yazan: Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın Türk Dil Kurumu Başkanı Bugün yaklaşık 220 milyon konuşuru bulunan Türk dili, Moğol ve Mançu-Tunguz dillerinin de yer aldığı Altay dil ailesinin en fazla konuşura sahip koludur. Türk Dilinin Kısa Tarihi Türk yazı dilinin tarihi VII. ve VIII. yüzyıllarda Orhon vadisinde dikilmiş olan yazıtlarla başlar. Gerek Orhon Yazıtlarında kullanılmış olan gelişmiş ve işlek dil gerekse komşu ülke kaynaklarında yer alan bilgiler, Türk yazı dilinin başlangıcının çok daha eskiye gittiğini gösterir. Yakın dönemde bulunan yeni yazıtların okunması Türk yazı dilinin tarihini daha da gerilere götürmemizi sağlayacaktır. Ayrıca karşılaştırmalı ses ve biçim bilimi çalışmaları ve diğer dillerdeki alıntı sözlerden Türkçenin yaşının ortaya konulması yolunda önemli veriler elde edilmiştir. Türkçeden Sümerceye geçmiş olduğu kanıtlanan 168 Türkçe kökenli sözcük, Sümerce ile Türkçenin yaşıt olduğu görüşünün geliştirilmesini sağlamıştır. Esik kurganı buluntuları arasında yer alan ve MÖ 4’üncü yüzyıla ait olduğu saptanan bir çanaktaki Orhon yazısına benzer harflerle yazılan iki satırlık yazının en eski Türkçe metin olduğu bilinmektedir. Çin yıllıklarındaki bir Hun ağıtına ait iki dize ile birkaç sözcük MS 4’üncü yüzyıl Türkçesi hakkında fikir vermektedir. Ancak, edebî metin niteliğindeki ilk büyük metinler Tonyukuk (725), Bilge Kağan (731) ve Köl Tigin (732) adına dikilmiş olan Göktürk Yazıtları’dır. Türk dilinin ilk sözlüğü ve dil bilgisi kitabı Divanü Lugati’t-Türk ise 1072 yılında Kâşgarlı Mahmud tar... Devamı

25 08 2011

Türkçe öğretiminde yardımcı bir web sitesi

Pirinceton Üniversitesinin Türkçe öğretimi için hazırladığı bir site Turkish Resources Devamı

25 08 2011

Çocuklarda dil öğrenimi

  Harvard Üniversitesi’nin dünyaca kabul görmüş araştırmacısı Howard Gardner, Unschooled Mind isimli kitabında çok ilginç bir bilgi veriyor: Çocukların sıfır ile yedi yaş arasındaki toplam öğrendikleri, yedi ile on sekiz yaş arasında öğrendiklerinden daha fazla. Buradan değişik sonuçlar çıkarabiliriz. Birincisi, sıfır ile yedi yaş arasında insan tam bir öğrenme canavarı... Bebekler, küçük çocuklar ne bulursa öğreniyorlar. Elbette hiçbir şey sunulmayan çocuklar da hiçbir şey öğrenmiyorlar. Gelişimini izleme imkanı bulduğum üç dil öğretilmeye çalışılan bir bebek oldu. Söz konusu bebek, yedi yaşına kadar Türkçe, İngilizce ve Almanca öğrendi. Nasıl mı? Anadili İngilizce olan bir dadı tutuldu. Anne baba anadilleri gibi Almanca biliyordu, bebekliğinden itibaren evde Almanca ve Türkçe konuşuluyordu, yazları da çocuk Almanya’da uluslararası bir anaokuluna götürülüyordu. Burada Alman çocuklarının yanı sıra Amerikalı çocuklar başta olmak üzere başka milletlerden de çocuklar vardı. Böylece çocuk hem Almanca hem de İngilizce’yi günlük yaşamında kullanmak, Almanca ve İngilizce duyduklarıyla oyunlara katılmak zorunda kaldı. Türkiye’ye geldiğinde de Türk arkadaşları ve ailenin dil bilmeyen büyükleriyle ve tabii anne babasıyla da Türkçe iletişim kuruyordu. Şimdi on yaşlarında üç dili de gayet düzgün şekilde konuşabiliyor, okuyup yazabiliyor. Türkiye’de yabancı dil geleneksel olarak Türkiye’de on iki yaşından sonra öğretiliyor. Hatta şimdiki ilköğretim sistemi ile liselerin hazırlık sınıfları on dört on beş yaşına çekilmiş oldu. Çocukların bu yaş evresi, bebeklikteki bağlam öğrenmesiyl... Devamı