09 12 2012

Dil Kasabası

Dil Kasabası |  görsel 1

Yazan: Erdal Aralan Yaşadığımız yüzyıl içerisinde 1930'lardan başlayarak dil öğretiminde en çok tartışılan konulardan birisi "Yabancı bir dili sınıfta nasıl öğretiriz?" idi. Birçok teori ve uygulama dil öğrenimi tarihinde sırası ile tatbik edildi. İletişime dayalı öğretim (Communicative approach) en çok tutulan ve verimli olan metotlardan birisi oldu. Bu metoda göre; yabancı dil öğretmeni derste ana dilini hiç kullanmayacak, bütün sınıf içi ve sınıf dışı faaliyetleri öğreteceği yabancı dilde açıklayacaktır. Öğretmen, çok zor durumda kalırsa öğrencinin ana diline başvuracaktır. Yine bu metoda göre öğretilecek olan yabancı dil; yaşayan, gerçek ve fonksiyonel dil olacaktır. Yani hangi durumlarda hangi dil yapıları kullanılıyorsa, şu anda geçerli olan hangi yapılarsa, bunlar öğretilecektir. Böyle bir programı gerçekleştirmek için okul içinde ve okul dışında öğretilecek yabancı dilin konuşulduğu bir ortam hazırlamak en ideal durum olacaktır. O hâlde dil öğrenmenin gayesi, okulda veya herhangi bir dil kursunda sınıf geçmek değil de, yabancı dili gerçekten anlayabilme, konuşabilme ve yazabilme olacak ise (gerçek dil öğrenimi budur), bunun en kolay yolu dilin konuşulduğu ülkeye gidip hem ESL dersleri alma, hem de kendini o yabancı dilin kullanıldığı ortama bırakma ve dili orada yaşadığı şekli ile öğrenme olacaktır. Ünlü dil bilimci Stephen Krashen, okulda öğretilen kurallara uygun dil öğretimini "dil öğrenme" (learning) ikincisini ise "dili özümseme, alma" (language acquisition) olarak tanımlar ve ekler: "Dil öğrenme şuurludur; fakat dili alma, özümseme şuur altıdır." Amerika'da Los Angeles'taki üniversitelerden birisinde yapılan bi... Devamı

09 12 2012

Kelime Hazinesinin Geliştirilmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hus

Kelime Hazinesinin Geliştirilmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hus |  görsel 1

Yazan: Mehmet Akif Çeçen Özet Bu çalışmanın amacı, dil öğretiminde büyük bir yeri olan kelime hazinesinin önemini vurgulamak; kelime hazinesini geliştirme çalışmalarında dikkat edilmesi gereken hususlara dikkati çekmektir. Bu amaçla kelime hazinesi konusundaki araştırmalar incelenmiş, araştırmacıların üzerinde durdukları konular sınıflandırılmıştır. Kelime hazinesinin neden önemli olduğu ve dil becerilerinde nasıl bir işleve sahip olduğuna değinilmiş; kelime hazinesini geliştirme çalışmalarında karşılaşılan sorunlar irdelenmiş, çeşitli açılardan dikkat edilmesi gereken hususlar belirlenmeye çalışılmıştır. Bu konularla ilgili veriler ortaya konurken yer yer önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dil eğitimi, Türkçe eğitimi, kelime hazinesi, söz varlığı, sözcük dağarcığı, kelime öğretimi Abstract The aim of this article is to emphasize importance of vocabulary in teaching language and to insist what must be done in teaching and learning vocabulary. Therefore, first, researchs about vocabulary -has defined and subjects were classified. Then, it has studied that why is vocabulary important, what is vocabulary’s function in language skills, what are the problems and what we must to do about teaching vocabulary. Key words: Language education, Turkish education, vocabulary, teaching vocabulary Giriş Anlamı taşıyan temel birimler oldukları için kelimeler, dilin yapı taşları sayılabilir. Her bir kelime bir ya da birçok anlam demek olduğundan kelime hazinesinin zenginliği aynı zamanda duygu ve düşüncenin zenginliği demektir. Zengin duygu ve düşünceyi ifade etmek ya da anlamak için de zengin bir kelime hazinesine ihtiyaç vardır. Dilin temel becerilerinin anlama ve anlatma olduğu düşünülürse kelime hazinesinin ne kadar &ou... Devamı

09 12 2012

Türkiye Türkçesinde Saat Anlatımlarının Sözdizimsel Yapısı

Türkiye Türkçesinde Saat Anlatımlarının Sözdizimsel Yapısı |  görsel 1

Yazan: Öğr. Gör. Muna Yüceol Özezen 1. Saptayabildiğimiz kadarıyla, kaynaklarda Türkçede saat anlatımlarının sözdizimi özellikleri üzerinde henüz durulmamıştır. Oysa günlük yaşamımızda büyük bir sıklıkla kullandığımız bu anlatım biçimlerinin üzerinde durulmaya değer birtakım özellikleri vardır. Bizim özellikle üzerinde durmak istediğimiz anlatım biçimi, zamanın, başına "saat" sözcüğü getirilerek anlatıldığı sözdizimsel birlikteliklerdir: Saat kaç? / Saat bir. / Saat yedi. / Saat 14.30. / Saat on bire yirmi var. / Saat sekizi çeyrek geçiyor. / Saat beşe beş kala / Saat on ikiyi on geçe / Saat on civarında.. gibi. Türkiye Türkçesinde zaman anlatımlarının, yalnızca bu biçimlerde sağlandığı da söylenebilir. Çünkü bunların dışındaki anlatım biçimleri, yukarıda verilen örneklerdeki "saat" sözcüğünün eksiltilmesinden başka bir şey değildir. [Saat] 13.15'te buluşalım. / [Saat] dokuza on var... gibi. Bu anlatım biçimlerinin Türkçede, ne zamandan beri kullanılmaya başladığı ve ne zaman yaygınlaştığı konusunda kesin bir yargıda bulunmak, Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlıca metinlerinin taranması ile elde edilecek sonuçların değerlendirilmesine bağlıdır. Eski Anadolu Türkçesi ile ilgili olarak taradığımız eserlerde bu tip anlatım biçimlerine rastlamadık. Bu dönemde metinlerde saat sözcüğü "zaman, vakit, an" anlamlarıyla ve sıfat tamlaması birlikteliği içinde isim olarak kullanılmıştır: Ol saat, heman saat, bir saat gibi. Ancak bu metinlerden birinde dikkati çeken "buçuk sâ'at" tamlaması (Özmen: 1984, s. 167), saat sözcüğünün, daha o zamanlardan başlayara... Devamı

09 12 2012

Insert, mood sözleri üzerine...

Insert, mood sözleri üzerine... |  görsel 1

Detone, performans, Size tekrar döneceğim, Bana geri döner misin? Insert, mood sözleri üzerine... Yazan: Prof. Dr. Hamza Zülfikar Detone Bir televizyon kanalının düzenlediği "Popstar" yarışmasında jüri üyelerinin sık sık kullandığı kelimelerden biri detone idi. Jüri üyesi, şarkısını yeterince iyi söyleyemeyen yarışmacıya detone oldun diyerek eleştiride bulunuyordu. Detone ve detone olmak bu yarışmayla Türkçede sıklık kazandı. Detone sözünün Fransızcadan Türkçeye geçişi yakın dönemde olmuştur. Şemseddin Sami'nin 1900'de yayımlamış olduğu sözlüğünde detone yoktur. Bir müzik terimi olan detone 1988 yılında Türk Dil Kurumunca çıkarılmış olan Türkçe Sözlükte de yer almamaktadır. 1995'te Millî Eğitim Bakanlığınca yayımlanmış dört ciltlik Örnekleriyle Türkçe Sözlük adlı çalışmada da rastlanmayan bu terim daha çok alanın uzmanlarınca kullanılmaktadır. Bunların yanında Nijat Ozön tarafından hazırlanan ve 1995'te Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan Büyük Dil Kılavuzu adlı çalışmada da detone bulunmamaktadır. Detone terimi 2002'de beşinci baskısını yapan Dil Derneğinin Yazım Kılavuzuna alınmamıştır. Detone terimi, Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğü'ne 1998 yılında, İmla Kılavuz'na ise 2000 yılında girmiştir. Türkçe Sözlükte, bu sözün detonner biçiminde Fransızca olduğu "yanlış ve kusurlu" anlamına geldiği belirtilmekte, aynı madde içinde geçen detone olmak fiili ise "yanlış çalmak veya söylemek" diye kısaca tanımlanmaktadır. "Popstar" yarışmasında olmak fiiliyle kullanılan detone olmak sözü, izleyebildiğim kadarıyla ses tonunun ayarsızlığı,... Devamı

09 12 2012

Dil Öğreniminde Bireysel Özellikler ve Ayırt Edici Etkenler

Dil Öğreniminde Bireysel Özellikler ve Ayırt Edici Etkenler |  görsel 1

Yazan: Meltem Aktaş Dulay, Burt ve Krashen doğuştan aynı öğrenme mekanizmalarına sahip olmalarına rağmen bazı bireylerin diğer bireylere göre daha hızlı ve kolay dil öğrenmelerinin sebepleri üzerinde durmuş, bireysel özelliklerin ön plana çıktığını ve hangi özelliklerin önem taşıdığını anlamanın gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Bireyin karakteristik özelliklerinin tümü yani kişilik ve öğrencinin yaşı dil öğrenimindeki süreci etkileyen unsurlardır. Niçin çocuklar ve kendilerinden emin olan öğrenciler yabancı dili daha iyi ve kolay bir şekilde öğreniyorlar? Bir çocuk ile yetişkin arasındaki fark nedir? Öğrencilerin yaşının küçük olması dilin edinim, öğrenim ve öğretim sonuçlarını etkileyecektir. Yaş sadece yabancı dil öğretiminde değil sosyal, psikolojik ve bilişsel açıdan da ayırt edici özelliktedir. Bir öğrenci dil öğrenirken iç faktör olarak karakteri, dış faktör olarak eğitim sürecinin durumu ve amaçları önemlidir. Yabancı dil öğrenimini kolaylaştıran diğer faktörler ise dil öğrenmeye olan yatkınlık ve güdülenme olarak gösterilebilir. Dile olan yatkınlık terimi, Carroll tarafından yabancı dil öğrenen yetişkin bir öğrencinin hızı olarak tanımlanmıştır. Bu hız dört ana bileşenin bulunduğu bir test ile ölçülür. Bu bileşenler fonetik kodlama yeteneği, tümevarım - tümdengelim yeteneği, dil bilgisi öğrenme kapasitesi ve ezberleme kapasitesi olarak belirlenmiştir. Fakat Cecioni yukarıda söylenenleri anlaşılması güç ve tümüyle tartışmalı bulur. Dil bilgisi öğrenme ve ezberleme kapasitesini tüm insanlarda az veya çok oranda bulunan ve eğitim metotlarının etkilediği genel bilişsel yetenekler olarak niteler. Fonetik ko... Devamı